Benzer Kale

Temel futbola merak salar ve futbolcu olur. Bir gün maçta teknik direktör ilk yarı sonrası soyunma odasındaki Temel in yanına gidip sorar:

-"Neden bizim kaleye gol attın. Olum adam kendi takımının kalesine gol atar mı?"

Temel hiç duraksamadan cevap verir :

-"Ne yapayum da. Karşı takımın kalesine öyle çok benziy du ki, bizim kale."
Fıkranın Devamı ►

Etiketler , , , | Yorum Yok

Otuz Senedur

Temel büyük bir yük gemisinde kaptandır ve sürekli okyanuslarda dolaşır. Bir gün Trabzon'a yolu düşmüş, köyüne gelmiş, köy kahvesinde can arkadaşı Dursun'u görmüş ve Dursun'a;

-Ula Tursun gel getureyim seni gemilan uzak denizlere!" demiş

Dursun kabul etmeye yanaşmamış ama nihayetinde zor da olsa ikna etmiş. Yola çıkmışlar. Büyük okyanusun ortalarına gelmişler. Dursun bide ne görsün küçücük bir adanın kenarında, saçı sakalı uzun sefil durumda yaşlı bir adam el kol sallayarak gemiye doğru bağırıyor.

Dursun Temel'e sormuş:

-"Ula Temel ha bu adamda kimdur?"

-"La ne bileyim otuz senedur haburdan gelur giderum, o adam bana hep oyle el sallar delimidur nedur anlamadum ki."
Fıkranın Devamı ►

Etiketler , , , | Yorum Yok

Neden Öldü?

Temel'e papağanın neden öldü diye sormuşlar.

-Evlendim de ondan, demiş Temel.
-Seni kıskandığı için mi?
-Yok canım ne kıskanması. Fadime konuşmaya başlayınca papağana fırsat kalmadı kahrından öldü. :)
Fıkranın Devamı ►

Etiketler , , , | Yorum Yok

Azrail Gönderdin

Kudüs’te görevlendirilen bir gazeteci, Ağlama Duvarı’nın önünden her geçişinde, yaşlı bir Musevi’nin orada öyle durup dua ettiğini fark etmiş. Bir hafta, iki hafta... Sonunda adamla bir röportaj yapmaya karar vermiş. İzin alıp açmış teybini, sormuş adama:

- Kendinizi biraz anlatır mısınız?

- Adım David, Polonya Yahudisiyim. Yaşım 68. Smalla’da bir kumaş dükkânım var. Evliyim. İki çocuğum Tel Aviv’de bir çiçek serasında çalışıyor...

- Sizi her gün burada, Ağlama Duvarı’nın önünde, dua ederken görüyorum.

- Evet, her sabah dükkânı açmadan buraya gelirim. Dünya barışı ve insanların kardeşliği için dua ederim. Öğle tatilinde bu sefer insanların mutluluğu, acıların sona ermesi için Yaradan’a yalvarırım. Akşam da, eve dönerken, bu kez dürüst ve iyi insanların esenliği için dua ederim. Cumartesi günümü de burada, yine dua ederek geçiririm.

- Ne güzel! Kaç senedir bunu sürdürüyorsunuz ?

- İsrail’e göçtüğümden beri, yani 40 yılı geçti.

Gazeteci çok etkilenmiş, heyecanla sormuş:

- 40 yıldır her gün dua ediyorsunuz. 40 yıldır yılmadınız. Bugün nasıl bir duygu içindesiniz, neler hissediyorsunuz?

Uzun uzun iç geçirmiş yaşlı Musevi, sonra da bezgin bir sesle cevap vermiş:

“Vallahi artık bilemiyorum” demiş, “İçimde, sanki duvara konuşuyormuşum gibi bir his var...”
Fıkranın Devamı ►

Etiketler , , , | Yorum Yok
- Reklam -